Ağız tabanı (oral kavite tabanı), dilin altında kalan ve alt çene kemiğinin iç yüzü ile dil arasında at nalı biçiminde uzanan yumuşak dokudur. Bu bölgeyi döşeyen ince örtü dokusundan gelişen kansere ağız tabanı kanseri denir. Dilin altında olduğu için gözden kaçabilir; bununla birlikte dikkatli bir ağız muayenesinde kolayca görülebilir.
Ağız tabanı kanseri nedir?
Ağız tabanı, ince ve hareketli bir örtü tabakasıyla (mukoza) kaplıdır; hemen altında dilin kaslara bağlandığı yapılar, dil altı tükürük bezleri ve çene altı tükürük bezlerinin kanalları bulunur. Bu dokudan gelişen kanserlerin büyük çoğunluğu yassı hücreli kanserdir (skuamöz hücreli karsinom). Ağız tabanı ile alt çene kemiği (mandibula) ve dil arasındaki mesafe kısa olduğundan, tümör büyüdükçe bu komşu yapılara ilerleyebilir. Bölgenin zengin lenf ağı nedeniyle boyundaki lenf düğümlerine (lenf bezleri) yayılma eğilimi de göz önünde bulundurulur.
Sigara ve tütün ürünleri ile alkol kullanımı en önemli risk etkenleridir; ikisinin bir arada kullanımı riski daha da artırır. Kötü ağız hijyeni ve sürekli tahriş de zemin hazırlayabilir.
Belirtiler
- Dilin altında iyileşmeyen yara ya da ülser
- Ağız tabanında beyaz (lökoplaki) veya kırmızı (eritroplaki) leke
- Dil altında ele gelen sertlik ya da kalınlaşma
- Dili hareket ettirmekte zorluk, konuşmada bozulma
- Ağrı; bazen kulağa vuran ağrı
- Alt ön dişlerde sallanma, protezin oturmaması
- Çene altı ya da boyunda şişlik
Erken dönemde ağrı olmayabilir; bu yüzden ağrısız bir sertlik ya da leke de ciddiye alınmalıdır.
Tanı
Muayenede ağız tabanı hem gözle hem de elle değerlendirilir; iki elle yapılan muayene (bimanuel palpasyon) tümörün derinliği hakkında fikir verir. Kesin tanı için şüpheli alandan doku örneği (biyopsi) alınır. Tümörün alt çene kemiğine yakınlığını ve boyun lenf düğümlerinin durumunu görmek için bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans (MR) ya da ultrasonografi kullanılır. Bu bulgularla hastalığın evresi (evre I–IV) belirlenir.
Tedavi
Ağız tabanı kanserinin temel tedavisi cerrahidir. Tümör, çevresinde bir miktar sağlıklı dokuyla birlikte çıkarılır. Küçük tümörler ağız yoluyla alınabilirken, kemiğe yakın ya da kemiğe ilerlemiş tümörlerde alt çene kemiğinin bir bölümünün de çıkarılması gerekebilir. Tükürük bezi kanalları bu bölgeden geçtiğinden, ameliyatta bu kanalların yeniden ağızlaştırılması ya da çene altı bezinin alınması gündeme gelebilir.
Boyun lenf düğümleri, yayılma olasılığına göre aynı ameliyatta çıkarılır (boyun diseksiyonu). Doku kaybı büyükse, dilin hareketini korumak için vücudun başka bir bölgesinden alınan dokuyla onarım (rekonstrüksiyon) yapılır. Patoloji sonucuna göre ışın tedavisi (radyoterapi) eklenebilir.
Ameliyat sonrası ne beklenir?
Ağız tabanı dilin hareketiyle doğrudan ilişkili olduğundan, ameliyat sonrası konuşma ve yutmada geçici zorluk yaşanabilir. Ödemin inmesi ve dokunun iyileşmesiyle bu işlevler zamanla düzelir; gerektiğinde yutma ve konuşma terapisinden yararlanılır. Ağız hijyeninin özenle sürdürülmesi iyileşmeyi destekler.
Ne zaman hekime başvurmalısınız?
Dilinizin altında birkaç haftadır geçmeyen bir yara, sertlik ya da leke fark ederseniz, ağrı olmasa bile bir kulak burun boğaz hekimine başvurmanız önerilir.
Sık sorulan sorular
Ağız tabanı kanseri ağrı yapar mı?
Erken dönemde çoğu zaman ağrısızdır; ağrı, tümör büyüdükçe ya da sinirlere yaklaştıkça ortaya çıkabilir. Bu nedenle ağrısız sertlikler de muayene gerektirir.
Ağız tabanı kanseri ameliyatında çene kemiği alınır mı?
Her zaman değil. Kemiğe uzak küçük tümörler yalnızca yumuşak dokudan çıkarılır; kemiğe yakın ya da kemiğe ilerlemiş tümörlerde çene kemiğinin bir bölümü alınabilir.
Ameliyattan sonra konuşma etkilenir mi?
Geçici bir etkilenme olabilir; dokunun iyileşmesi ve gerektiğinde konuşma terapisiyle çoğu durumda anlaşılır konuşmaya geri dönülür.
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararları ancak muayene sonrasında, size özel olarak verilir. Belirtileriniz varsa bir hekime başvurun.