Yutak (farenks) kanserinin belirtileri, tümörün bulunduğu bölüme ve büyüklüğüne göre değişir. Başlangıçta sıradan bir boğaz enfeksiyonunu andıran hafif yakınmalar, zamanla kalıcı hale gelebilir. Bu sayfada hangi belirtilerin dikkat gerektirdiği ve tanının hangi adımlarla konulduğu anlatılmaktadır.
Dikkat edilmesi gereken belirtiler
Yutak kanserinde belirtiler genellikle sinsi başlar ve yavaş ilerler. Aşağıdaki yakınmaların birkaç haftadan uzun sürmesi değerlendirme gerektirir:
- Boğaz ağrısı: Özellikle tek taraflı, geçmeyen ve zamanla artan ağrı.
- Yutma güçlüğü (disfaji): Boğazda takılma hissi, yutarken ağrı ya da katı gıdaları yutmakta zorlanma.
- Kulak ağrısı: Kulakta bir sorun olmadığı halde aynı tarafta hissedilen sürekli ağrı; yutak ile kulağın ortak sinir yolları nedeniyle oluşan yansıyan bir ağrıdır.
- Boyunda şişlik: Ağrısız, sert ve giderek büyüyen bir kitle; kimi zaman ilk ve tek belirtidir.
- Ses değişikliği: Boğuk ya da kısık ses, konuşmada boğumlu bir tını.
- Diğer belirtiler: Tükürükte kan, ağız kokusu, açıklanamayan kilo kaybı, burun tıkanıklığı ya da tek taraflı işitme azalması.
Muayene
Değerlendirme, yakınmalarınızın öyküsü ve alışkanlıklarınızın sorgulanması ile başlar. Ağız içi, bademcikler ve boyun elle ve gözle muayene edilir. Yutağın alt bölümleri doğrudan görülemediği için burundan geçirilen ince ve esnek bir kamera (fleksibl endoskop) ile inceleme yapılır. Bu işlem muayene odasında, yerel uyuşturucu sprey yardımıyla, birkaç dakika içinde tamamlanır ve genellikle belirgin bir rahatsızlık vermez.
Biyopsi
Endoskopide şüpheli bir alan görüldüğünde kesin tanı için doku örneği (biyopsi) alınması gerekir. Örnek, ulaşılabilir bölgelerde muayene sırasında; daha derin bölgelerde ise ameliyathanede kısa bir anestezi altında alınır. Patoloji incelemesi tümörün türünü belirler; orofarenks tümörlerinde insan papilloma virüsü (HPV) ile ilişkiyi gösteren belirteçler de değerlendirilir. Boyunda şişlik varsa ultrason eşliğinde ince iğne aspirasyonu ile hücre örneği alınabilir.
Görüntüleme
Tümörün derinliğini, komşu yapılara yayılımını ve boyun lenf bezlerinin durumunu belirlemek için görüntüleme yöntemlerine başvurulur:
- Bilgisayarlı tomografi (BT): Kemik ve kıkırdak tutulumunu ve lenf bezlerini gösterir.
- Manyetik rezonans (MR): Yumuşak dokudaki yayılımı ayrıntılı biçimde ortaya koyar.
- PET/BT: Vücudun başka bölgelerinde yayılım olup olmadığını araştırmak için kullanılır.
- Ultrason: Boyun lenf bezlerinin değerlendirilmesinde ve iğne biyopsisine rehberlik etmede yararlıdır.
Evreleme
Tüm bulgular bir araya getirilerek hastalığın evresi belirlenir. Evre; tümörün büyüklüğünü, lenf bezlerine yayılıp yayılmadığını ve uzak organ tutulumunu tanımlar. Evre I ve II erken, evre III ve IV ileri hastalığı ifade eder. Evreleme, tedavinin planlanmasında ve seyrin öngörülmesinde temel dayanaktır.
Ne zaman hekime başvurmalısınız?
Yukarıdaki yakınmalardan biri birkaç haftadan uzun sürüyorsa, özellikle tütün ya da alkol kullanıyorsanız, bir kulak burun boğaz hekimine başvurmanız önerilir. Erken değerlendirme, olası bir tümörün küçük boyuttayken saptanmasını sağlar.
Sık sorulan sorular
Endoskopik muayene ağrılı mıdır?
Burundan geçirilen ince ve esnek kamera ile yapılan inceleme, yerel uyuşturucu sprey sayesinde genellikle yalnızca hafif bir rahatsızlık verir ve kısa sürer.
Biyopsi tümörün yayılmasına neden olur mu?
Hayır. Biyopsi kesin tanı için gerekli ve güvenli bir işlemdir; tümörün yayılmasına yol açtığına dair bir kanıt yoktur.
Boyundaki şişlik ağrımıyorsa endişelenmeli miyim?
Ağrısız ve büyümeye devam eden bir boyun şişliği, özellikle birkaç haftadan uzun sürüyorsa değerlendirilmelidir; ağrı olmaması iyi huylu olduğu anlamına gelmez.
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararları ancak muayene sonrasında, size özel olarak verilir. Belirtileriniz varsa bir hekime başvurun.